Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

8 Temmuz 2017 Cumartesi

Gürcistan'a Giriş Yazısı

3 yıl evvel bir arkadaşımla Tiflis ve Batum'u gezmiş, çok hoşumuza gitmiş ve fırsat olursa ben yine gelirim demiştim. Fırsat oldu, denk geldi, çok daha kapsamlı bir Gürcistan ve Ermenistan turunu tamamlayıp geri döndüm.

Batum'da başlayıp Mestia, Ushguli, Zougdidi, Kutaisi, Gori, Tiflis, Misketa, Kazbegi, Tiflis'den Ermenistan sınırında biten 2000 kilometrelik yol yapmışız. Yani ülkenin kuzey batı etabını dolaştık.

Gürcistan'da büyük şehirlerin dışında yollar kötü. Batum ve Tiflis'de hayat hızlı akarken, ufak yerleşimlerde çağ öncesinde hissediyorsunuz kendinizi.

Batum'u uzun uzun yazmayacağım; önemli bir özelliği Gürcistan'ın özerk cumhuriyeti Acara'nın başkenti olması. Türkiye sınırına 20 kilometre mesafede yer alıp, Sarp Sınır Kapısının açıldığı yerdir.

Fotoğraflarla kısa bir Batum turu.

Botanik Bahçesinden şehir.







Şehirde modern, hatta ultra modern binaları peşpeşe görmek mümkün.



Ali ve Nino heykeli şehrin simgeleri arasında yerini almışlar.

Ülkede dolaşırken nehirler, irilili ufaklı şelaleler, dağlar, zirveler ve bulutlar bizi hiç yalnız bırakmadılar. Yeşilin her tonunu gördük.




Enguri nehrinin birleştiği noktada sağdan akan sular temiz, soldan gelenlerse çamurlu....


Genelde yollar böyle. Daha kötüsü de vardı, biraz daha iyisi de.



Ülkede üniversiteye kadar eğitim masrafları devlet tarafından karşılanıyor. Lakin lise sonrası paralı. Oldukça da pahalı. Asgari ücret 300 Euro iken aileler çocuklarını üniversitede okutmakta zorlanıyorlar.

Ancak, Gürcistan Avrupa ülkelerine vizesiz girme hakkına sahip.... En fazla 3 ay da kalabiliyorlar. Buna güvenerek, öğrenciler yurtdışına gidip oradaki üniversitelerden tam burs kazanmaya çalışıyorlar.

Bir gün Avrupa Birliğine tam üye olacaklarından eminler. O kadar ki, kendi bayraklarının asılı olduğu her yerde bir de Avrupa Birliği bayrağını göndere çekmişler.

Emekli olan ve yabancı dil bilen insanlar yaşamlarını devam ettirebilmek için devlet ve özel müzelerde tercüman olarak çalışmaya devam ediyorlar. Çalışkanlar, hiç gocunmuyorlar.

Gürcü şarapları ciddi bir yükselişte. Bu işe çok emek veriyorlar. Kendi çaplarında üretim ve ihracat potansiyeline sahipler.

Ermeniler gibi Gürcüler de şarapçılığın ilk kendi ülkelerinde ortaya çıktığını iddia ediyorlar. Buluntular Gürcistan'ı gösteriyor.

Şaraplarıyla ilgili hoş bir hikayeleri de var: Zengin bir Gürcü şarap üreticisi son derece düzgün görünümlü, dil bilen 4/5 adamını Paris'e yollar. Bunlar her gece şehrin en lüks lokantalarında rezervasyon yaptırırlar. Sıra şarap seçimine geldiğinde, patronlarının ürettiği şaraptan isterler. Tabii ki yoktur o istedikleri. Böyle gibi bir mekanda bu şaraplar nasıl olmaz diye de epey bir söylenirler. Bu haber kısa zamanda yayılır.. Ve sonuç, şarap ithal edilir...  Reklamın iyisi kötüsü olmazmış.

Gürcü mutfağı bana göre zor sevilir. Kişniş ağırlıklı. Sebzeler püre halinde servis ediliyor. Hele ki pirinç unundan yaptıkları bir bulamaç var ki.....


Kişnişli fasulye.


Nerede bizim dolmalar.....


Yeşil olanlar kişnişli ıspanak püresi. Ben bir tek patlıcanlı karışımı sevdim. Cevizle başka bir şeyi karıştırıp üstüne koyuyorlar.


Salataları lezzetliydi. Domatesleri 4'e bölüp koyuyorlar. İçindeki bütün parçalar kocaman kocaman. Sosu da lezzetliydi.


Salatalık turşusu ve yanında hayatımda adını duymadığım bir ot.


Pirinç unundan yapılan bulamaçları. Bu her sofranın olmazsa olmazı. Kimi zaman arasında kocaman bir dilim peynirle servis ettiler. Bizdeki mıhlamanın karşılığı Gomi, yani mısır polentası. Ismini hatırlatan gezgine teşekkür ediyorum


Yine o bulamaç üstü sos... Ne olduğunu anlamadım; Çerkez Tavuğu diye sevinmiştim....


Ve de tatlıları.

Gürcistan zengin bir ülke değil. Ancak Karadeniz'e bağlantısı, liman şehirleri, petrol boru hattı ülkeye biraz nefes aldırıyor. Büyük endüstrileri yok.

Büyükbaş hayvancılık göreceli olarak gelişmiş.

1990 yılına kadar Sovyetler Birliği'ne bağlı kalmış. Bütün ülkede mimari bağlamda etkisini gözlemliyorsunuz.

Gürcü'lerin büyük çoğunluğu Ortodoks Hristiyan olup Gürcistan Ortodoks Kilisesi'ne bağlılar.

Sanırım giriş yazısı için yeterli bilgiler verdim. Artık yerleşim bazında anlatmaya başlayabilirim. Keyifli okumalar. Umarım beğenirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder